Dolar Düşünce Fiyatlar da Eski Haline Dönecek mi ?

EKONOMİ 21.12.2021 - 09:44, Güncelleme: 05.05.2023 - 17:12
 

Dolar Düşünce Fiyatlar da Eski Haline Dönecek mi ?

AK Parti hükümetinin ‘’Çin Modeli’’ ile kalkınma hedefiyle, Merkez Bankası Faiz Politikasını düşürme ile birlikte Türk Lirasının Dolar ve Euro karşısında rekor düzeyde değer kaybetmesi, ülkemizde ciddi bir enflasyon artışına da neden oldu.   Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine toplantısının ardından ‘’kur farkı’’ ve mevduat düzenlemesine giderek, kur getirisi mevduat getirisinin üzerinde oluğu takdirde aradaki farkın vatandaşa ödeneceğini belirtti.   Söz konusu işlem şu şekilde işleyecek ; Parasını TL olarak vadeli mevduata yatıran kişiye vade sonunda ana parası ile faiz kazancı verilecek ancak faiz getirisi ile kur farkına bakılarak karşılaştırma yapılacak.Bu karşılaştırmanın sonunda hangisi yüksekse o kişinin parası en yüksek olan üzerinden değerlendirilerek kur etkisinden korunmuş olacak.Yani bir tür dengeleme söz konusu.Bankaya yatırılan paranın faiz getirisi yüksekse faiz, döviz getirisi yüksekse döviz kuru üzerinden ödeme yapılacak.   Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu düzenlemeye ilişkin açıklamasının ardından 18.50 seviyesine çıkan dolar bir anda 13 TL’nin altına indi.20 TL’nin üzerine çıkan Euro 14 TL’nin altına geriledi.1050 TL’nin üzerine çıkan altın ise 800 TL’nin altında.   Peki ama kur farkı yükseltilerek, yabancı yatırımcılara ucuz maliyet alt yapısı yaratılarak ülkeye yatırım çekme hedefi ne oldu ? Sonuç olarak döviz TL karşısında değer kaybetmiş oldu ve bu durumda yabancılar için artık ucuz maliyet söz konusu olmayacak.Çin Modeli ile kalkınma hedefine ne oldu ?   Tabi ki en başından beri böyle bir kalkınma hedefinin kısa vadede mümkün olmadığını ve farklı parametrelerde iyileştirmeler yapılmadığı takdirde başarıya ulaşamayacağını daha önce yazmıştım.   Bizim vatandaş olarak asıl odaklanmamız gereken konu ; doların TL karşısında değer kaybetmesi ile birlikte zamlanan ürünlerin tekrar eski fiyatlarına dönüp dönmeyeceği.   Malum nereye gitseniz size, ‘’dolar arttı ürünler zamlandı’’ diyenlerden hepimiz şikayetçiydik.Sahip olduğu ürün dövize endeksli mal edilmediği ve üretilmediği halde  ‘’dolar’’ bahane edilerek kontrolsüz şekilde zam yapan fırsatçılarla karşı karşıya kaldık.   Hepimiz ‘’ne oluyoruz, nereye gidiyoruz?’’ derken bir anda dövizin tepetaklak olması ile birlikte şunu merak etmeye başladık ; dolar bahane edilerek artış yapılan ürünlerin fiyatları tekrar eski haline dönecek mi ?   Fiyatlar eski haline dönmeyecekse hepinizin şunu dediğini duyar gibiyim ; Ne anladık biz bu işten ?   Öyle ya market fiyatları aldı başını gitti.Türkiye’de üretilen süt ile yapılan tereyağının kilogramı 140 TL’ye kadar çıktı.   2. El otomobil fiyatları hayal edilemeyecek düzeye ulaştı.   İşte vatandaşın en çok korktuğu şey;  geçici dönemlerin getirdiği zamlarda gerileme görülememesi ve alım gücünün, yeni denemeler ve çeşitli düzenlemelere rağmen kalıcı hale gelmesi.   Diğer bir durum ise ekonomik kriz bahanesiyle stokçuluk yapanlar.   Vatandaş bu tür konuların mutlak takipçisi olacak çünkü gerçekten insanların çok canı yandı.Ancak burada asıl denetim mekanizmasını devreye sokması gereken hükümetin kendisi.   Tedarik sıkıntısı çekiyoruz diyerek haftalardır 5 Litrelik yağ satışı yapmayan marketleri iyi takip edelim.En ucuzu 120 TL’ye ulaşan Ayçiçek yağının yeni fiyatlarına iyi bakalım.   Sakın asgari ücret arttı diye bu zamları görmezden gelmeye kalkmayın.Asgari ücret 6 bin TL olsa bile Avrupa ile karşılaştırıldığında alım gücü üzerinden değerlendirildiğinde hala çok düşük.   Ömer Duran

AK Parti hükümetinin ‘’Çin Modeli’’ ile kalkınma hedefiyle, Merkez Bankası Faiz Politikasını düşürme ile birlikte Türk Lirasının Dolar ve Euro karşısında rekor düzeyde değer kaybetmesi, ülkemizde ciddi bir enflasyon artışına da neden oldu.

 

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine toplantısının ardından ‘’kur farkı’’ ve mevduat düzenlemesine giderek, kur getirisi mevduat getirisinin üzerinde oluğu takdirde aradaki farkın vatandaşa ödeneceğini belirtti.

 

Söz konusu işlem şu şekilde işleyecek ; Parasını TL olarak vadeli mevduata yatıran kişiye vade sonunda ana parası ile faiz kazancı verilecek ancak faiz getirisi ile kur farkına bakılarak karşılaştırma yapılacak.Bu karşılaştırmanın sonunda hangisi yüksekse o kişinin parası en yüksek olan üzerinden değerlendirilerek kur etkisinden korunmuş olacak.Yani bir tür dengeleme söz konusu.Bankaya yatırılan paranın faiz getirisi yüksekse faiz, döviz getirisi yüksekse döviz kuru üzerinden ödeme yapılacak.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu düzenlemeye ilişkin açıklamasının ardından 18.50 seviyesine çıkan dolar bir anda 13 TL’nin altına indi.20 TL’nin üzerine çıkan Euro 14 TL’nin altına geriledi.1050 TL’nin üzerine çıkan altın ise 800 TL’nin altında.

 

Peki ama kur farkı yükseltilerek, yabancı yatırımcılara ucuz maliyet alt yapısı yaratılarak ülkeye yatırım çekme hedefi ne oldu ? Sonuç olarak döviz TL karşısında değer kaybetmiş oldu ve bu durumda yabancılar için artık ucuz maliyet söz konusu olmayacak.Çin Modeli ile kalkınma hedefine ne oldu ?

 

Tabi ki en başından beri böyle bir kalkınma hedefinin kısa vadede mümkün olmadığını ve farklı parametrelerde iyileştirmeler yapılmadığı takdirde başarıya ulaşamayacağını daha önce yazmıştım.

 

Bizim vatandaş olarak asıl odaklanmamız gereken konu ; doların TL karşısında değer kaybetmesi ile birlikte zamlanan ürünlerin tekrar eski fiyatlarına dönüp dönmeyeceği.

 

Malum nereye gitseniz size, ‘’dolar arttı ürünler zamlandı’’ diyenlerden hepimiz şikayetçiydik.Sahip olduğu ürün dövize endeksli mal edilmediği ve üretilmediği halde  ‘’dolar’’ bahane edilerek kontrolsüz şekilde zam yapan fırsatçılarla karşı karşıya kaldık.

 

Hepimiz ‘’ne oluyoruz, nereye gidiyoruz?’’ derken bir anda dövizin tepetaklak olması ile birlikte şunu merak etmeye başladık ; dolar bahane edilerek artış yapılan ürünlerin fiyatları tekrar eski haline dönecek mi ?

 

Fiyatlar eski haline dönmeyecekse hepinizin şunu dediğini duyar gibiyim ; Ne anladık biz bu işten ?

 

Öyle ya market fiyatları aldı başını gitti.Türkiye’de üretilen süt ile yapılan tereyağının kilogramı 140 TL’ye kadar çıktı.

 

2. El otomobil fiyatları hayal edilemeyecek düzeye ulaştı.

 

İşte vatandaşın en çok korktuğu şey;  geçici dönemlerin getirdiği zamlarda gerileme görülememesi ve alım gücünün, yeni denemeler ve çeşitli düzenlemelere rağmen kalıcı hale gelmesi.

 

Diğer bir durum ise ekonomik kriz bahanesiyle stokçuluk yapanlar.

 

Vatandaş bu tür konuların mutlak takipçisi olacak çünkü gerçekten insanların çok canı yandı.Ancak burada asıl denetim mekanizmasını devreye sokması gereken hükümetin kendisi.

 

Tedarik sıkıntısı çekiyoruz diyerek haftalardır 5 Litrelik yağ satışı yapmayan marketleri iyi takip edelim.En ucuzu 120 TL’ye ulaşan Ayçiçek yağının yeni fiyatlarına iyi bakalım.

 

Sakın asgari ücret arttı diye bu zamları görmezden gelmeye kalkmayın.Asgari ücret 6 bin TL olsa bile Avrupa ile karşılaştırıldığında alım gücü üzerinden değerlendirildiğinde hala çok düşük.

 

Ömer Duran

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.